Türkiye’de çocuk istismarı ve ihmali önemli bir halk sağlığı sorunudur. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2024 yılında güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuklar arasında cinsel suç mağduru olarak kaydedilen çocuk sayısı 26 bindir.
İstismar olgusu, fiili fiziksel tacizden psikolojik kötü muameleye kadar çeşitli şekillerde oluşabilir, büyük/küçük ya da ‘bir kereden bir şey olmaz’, ‘kimse duymasın’ diyerek üstünü örtmemek gerekir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), çocuk istismarı ve ihmalini; 18 yaşın altındaki bireylere yönelik, çocuğun sağlığına, gelişimine, onuruna ya da hayatta kalmasına zarar veren fiziksel, duygusal, cinsel kötü muamele ile ihmal ve sömürünün tümü olarak tanımlamaktadır. WHO’ya göre çocuklara yönelik kötü muamelenin dört temel türü vardır: fiziksel istismar, cinsel istismar, duygusal (psikolojik) istismar ve ihmal.
Çocuğun beslenme, güvenlik, eğitim, tıbbi tedavi gibi fiziksel bakımının yapılmaması ya da sevgi, destek, ilgi, bağlanma gibi duygusal ihtiyaçlarının karşılanmamasına ihmal denilmektedir.
Çocuk ihmali kapsamında yer alan fiziksel bakımının yapılmaması çocukta oluşacak psikolojik rahatsızlıklara temel oluşturmaktadır. Çocuğun barınma gibi ihtiyaçlarının karşılanmaması fiziksel ihmal, sevgi, ilgi gibi ihtiyaçlarının karşılanmaması duygusal ihmal kapsamında yer almaktadır.
Duygusal ihmal, çocuğa karşı sevgi göstermemek, ilgisiz yani kayıtsız olmak gibi durumlar yetişkinlik dönemlerinde farklı sorunlara yol açabilir. Nitekim çocuğu yaşam boyu etkileyecek olmasından dolayı çocukluk çağı travması kategorisine girmektedir.
Çocuk istismarı birçok farklı açıdan karşımıza çıkmaktadır. Fiziksel, duygusal ve cinsel olmak üzere üç temel kategoriye indirgenebilir. Çocuk ihmali de istismarın bir çeşidi diyebiliriz. Çocuğa yönelik yapılan tüm bu istismarların sonuçları çocukluk dönemi travmalarını oluşturmaktadır.
Temas içermeyen cinsel istismar türleri; cinsel konuşma, teşhircilik, röntgencilik, cinsel dokunma, cinsel sömürü ve türevleridir.
Çocuk istismarı temelde fiziksel, cinsel ve duygusal olmak üzere üç temel kategoriye ayrılmaktadır.
Fiziksel istismar: Fiziksel istismar çocuğun morarma, kızarma ya da kırık oluşması durumlarına ulaşacak kadar şiddete maruz kalmasıdır. ‘’Daha çok dövme davranışı şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Duygusal (psikolojik) istismar: Duygusal istismarın diğer adıyla psikolojik istismar diyebiliriz. Psikolojik kötü muamele içerisinde çocuğa yönelik aşağılamaların, baskıların tümünü içerir. Çocuğa hakaret edici kelimeler de psikolojik istismar olarak değerlendirilmelidir.
Cinsel istismar: Cinsel istismar çocuğa yönelik temas içeren ya da içermeyen cinsel yaklaşımların tümüdür. Çocuğa yönelik istismar suçunu işleyen kişinin çocukla kan bağının olması ya da bakıcısı yani bakımvereni tarafından ise ‘ensest’ olarak adlandırılır. Çocuğun cinsel istismarı, çocuğa erişkin kimse tarafından cinsel doyum aracı olarak kullanılmasıdır.
Çocuk istismarı ve ihmali, farklı tür ve biçimlerde karşımıza çıkmaktadır. Çocuğun ihmal edilmesi, çoğu zaman istismara zemin hazırlamakta ve istismarın fark edilmesini zorlaştırmaktadır. Bu süreçte yaşadığı travma fark edilmeyen ve gerekli psikososyal destek sağlanmayan çocuklar, erişkinlik döneminde çeşitli psikolojik bozukluklar geliştirebilmektedir. Depresyon, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, bağlanma sorunları ve kişilerarası ilişkilerde güçlükler bu sonuçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle çocuk istismarı ve ihmali; bireysel, ailesel, toplumsal ve hukuksal boyutlarıyla çok yönlü olarak ele alınması gereken önemli bir halk sağlığı sorunudur.
Yorumlar
(Yorumları Gizle)Henüz yorum yok. İlk yorumu yapmak ister misin?